30 Mayıs 2008

Orange - Rewind


çok naif. dün ekleyecektim.olmadı.her yere yayılmış :)
geri alıp alıp baştan başlamasını isediğim ne kadar da çok an var....

29 Mayıs 2008

flare dış cephe sistemi







Binalara dinamik bir dış cephe sağlayan Flare dış cephe sistemi gerçekten çok etkileyici. İlhamını dogadan alan, cephede bu kadar güçlü bir üç boyut hissi yaratabilen bir malzeme bana göre süper bir malzemedir.(hatta renk oyunları da yapılabilirse daha da bi süperr olur diye düşünüyorum)
Flare ile ilgili ayrıntılara ve videolarına ulaşabilirsiniz.

birbirinden farklı da olsa bizim üstün Can Yalman tasarımı Reptile serisini çağrıştırdı.
can yalman için de adına tıklayınız :)

26 Mayıs 2008

en iyi yönetmen: nuri bilge ceylan



Cannes’da En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan kazandı.

Jüri başkanı Sean Penn’in anonsundan sonra kürsüye gelen Ceylan,"Bu ödülü, tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme armağan ediyorum" dedi.

Nuri Bilge Ceylan, 1995 yapımı ‘Koza’ adlı ilk kısa filmiyle Cannes’da yarışmaya seçilmişti. 2003 yılında ‘Uzak’ Jüri Büyük Ödülü ile erkek oyuncu ve 2006’da ise ‘İklimler’ ile Cannes Film Festivali Büyük Yarışma bölümüne katılıp Fipresci Ödülü’nü kazandı.

Üç Maymun filminin konusu;

Nuri Bilge Ceylan'ın ödülle filmi "küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin, gerçeği örtbas ederek her şeye karşın bir arada kalma çabasını" anlatıyor. Filmin konusuyla ilgili olarak basına dağıtılan bilgi notunda, "Altından kalkamayacağı acılara ya da sorumluluklara maruz kalmamak için gerçeği bilmek istememek, görmemek, duymamak, hakkında konuşmamak ya da günü müztabiriyle 'Üç Maymun'u oynamak, onun var olduğu gerçeğini ortadan kaldırır mı?" ifadeleri kullanılıyor.

Filmde Eyüp'ü Yavuz Bingöl, Hacer'i Hatice Aslan, İsmail'i Ahmet Rıfat Şungar, Servet'i Ercan Kesal, Bayram'ı Cafer Köse, çocuk rolünü ise Gürkan Aydın oynuyor. Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği, çekimleri İstanbul'da yapılan filmin ana yapımcısı Zeynep Özbatur.

Gelse de bir an önce seyretsek..tebrikler.

23 Mayıs 2008

'splash ' koltuk :)



Bu koltuk Michael L. Wendel tarafından yaratılmış. Suya düşen bir cismin su yüzeyindeki etkisini göstermek için gayet seri çekim yapan özel kameralarla fotoğrafını çekerseniz, saniyenin 1/10'unda oluşan görüntü işte böyle oluyormuş. Gördüğünüz bu koltukta işte o 1/10luk saniyede oluşan görüntünün 1/8 oranında büyütülmüş hali imiş. Nasıl yapıldığına dair detayları şurada bulunuyor.

kendimi bir anda suyun üzerinde güneşleniyor gibi düşledim. gayet ergonomik görünüyor. e çok da estetik.. daha ne olsun :)



beni haberdar eden: volkan

17 Mayıs 2008

pedikür


en bayıldığım hatta kuaförle ilgili tek bayıldığım eylem ya bu pedikür.

herhafta gitsem gitsem..derim mi soyulur.seviyorum.

'doyamadım dönüp bakmaya..ne de güzel durmuş yanyana ' şeklinde bi de şarkı mırıldanayım... :)

15 Mayıs 2008

gidin-peyk



son dönemde duyduğum en güzel şarkı. en güzel sözler.harika klip.
'kapıyı çekip gidin '
gidin-peyk; sulusaka

"Kalbim ölü bulundu dün sabah
Ben bu aşkın ızdırabını..

Kilidi vurun kapıma
İyiyim böyle gidin..."
youtube ne zaman engellendi gene yaaaa....:(

...

"bana yalan söylemiş olman değil, artık sana inanmamam sarsıyor beni".
nietzsche

12 Mayıs 2008

reconstrucion


Yönetmen:
Christoffer Boe
Senaryo :
Christoffer Boe, Mogens Rukov
Görüntü yönetmeni:
Manuel Alberto Claro
Müzik:
Thomas Knak

2003 yapımı cannes alın kamera ödüllü bu Danimarka filmini görmediyseniz, çok şey kaçırdınız demektir.
tam da david lynch filmlerini tekrar tekrar izlediğim bu dönemde, lynch filmlerine çok benzeyen 'yeniden sev beni' güzel bir tesadüf oldu. aşk,ihanet,unumak, hatırlamak ve rüyalar üzerine müthiş bir kurgu, nefis müzikler, harika bir kadın oyuncu (maria bonnevie)...izleyin....

" kadın gitti. kahkaha durdu. ama erkek hala burada. böyle değil.. yapayalnız. bakın ona.. bu yalnızca bir film. bir kurgu. yine de, acıtıyor.."

anneler günü



bu sabah usulca yanıma sokulup, 'benim annem güzel annem' diye beni uyandıran ege'ye;
doğduğu an bana bugune kadar yaptıgım, yarattığım, sahip oldugum en güzel şey olduğunu hissettirdiği için,
ne zaman gereksiz, değersiz, önemsiz insanlar beni üzse hastalanıp yatağa düşerek benim için en önemli şeyin onun varlığı oldugunu hatırlatıp, kendimi toparlamamı sağladığı için,
bütün gün bişeyi olmayıp da hep de gece 3,5- 4 sularında kulağı agrıyarak, deliksiz uykunun değerini bana öğrettiği için,
yatak odamdan onun odasında nefes alışını hissedecek kadar hassas kulaklara sahip olmamı sağladığı için,
çok çok tembel bir çocuk oldugu halde, her hasta oluşumda bana ilacımı suyumu getirip, iyi olmam için yalvarır gözlerle bakarak, hayatta gerçektten beni kaybetmekten korkan tek varlık oldugunun garip huzurunu tattırdığı için,
asi, deli, uçarı özlemden, asi, deli, uçarı ama artık hız pedalından ayağını çekebilecek kadar kontrollu 'egenin annesi özlem'i vareden bu güzel gözlü kuzuya...teşekkürler.


''Tasarım Kentleri'' Sergisi İstanbul Modern'de



Sergi sponsorunun Vitra olmasını kıskandığım, İstanbula gitsem de bir an önce gezsem dediğim sergi.
İstanbul Modern, Tasarım Kentleri sergisiyle, dünya tasarım anlayışını değiştiren en önemli sanatçıların yapıtlarını bir araya getirerek, 19.yüzyıl ortalarından günümüze kadar tasarım tarihini yansıtıyor. Londra Tasarım Müzesi işbirliğiyle gerçekleşen serginin küratörlüğünü Londra Tasarım Müzesi Direktörü Deyan Sudjic’in üstleniyor. Mimariden endüstriyel ürünlere, mobilyadan grafik tasarımına, modadan otomotive uzanan çok geniş bir yapıt seçkisini içeren sergide, 64 tasarımcının 109 yapıtı, 7 markanın 12 ürünü yer alıyor. 23 Nisan-10 Ağustos 2008 tarihleri arasında İstanbul Modern’de izleyicilerle buluşacak olan sergi, 5 Eylül 2008-14 Ocak 2009 tarihleri arasında da Londra Tasarım Müzesi’nde yer alacak.
Tasarım Kentleri sergisi çağdaş tasarımın serüvenini, uluslararası anlamda yedi önemli kente ve bu kentlerin tasarımın gelişimindeki belirleyici konumlarına odaklanarak anlatıyor. Sergi, kentlerin farklı zamanlardaki konumlarının, tasarımın gelişimini yönlendirmeye nasıl katkıda bulunduklarını göstermeye çalışarak, tasarımın çağdaş kültürü biçimlendirmesini inceliyor. Aynı zamanda tasarımın, seri üretimin ve tekil üretimlerin, yüksek teknolojinin, yeni malzemelerin ve bu alandaki iletişimin kilit yönlerini bir araya getiriyor.
Tasarım Kentleri sergisinde, Charles ve Ray Eames’in sandalyeleri gibi tasarım klasiklerinin yanı sıra, dönemlerini en çarpıcı biçimde gözler önüne seren William Morris, Owen Jones, Christopher Dresser, Adolf Loos, Le Corbusier, Eileen Gray, Achille Castiglioni, Ettore Sottsass, Gio Ponti, Otto Wagner, Josef Hoffman, Paul Smith, Ron Arad, Zaha Hadid ve Ross Lovegrove gibi ünlü tasarımcıların çalışmaları yer alıyor.
64 tasarımcı 109 yapıt, 7 marka 12 ürün..
(bu ayki 'icon' dergisinde sergiye ayrıntılı yer verilmiş, dergiyi de atlamayın alın.okunacak çok şey var)
'http://www.istanbulmodern.org/ '

08 Mayıs 2008

üçü bir arada




Mattias Pinkert hem duvar aksesuarı, hem elbise taşıyıcısı hem de gardrop olarak kullanılmak üzere Klotho'yu tasarlamış. hem işlevsel, hem estetik, bir üründen başka ne beklenir ki. hele benim gibi neyi nereye koyacağını bulamayan biri için ideal bir ürün.beğendim.


06 Mayıs 2008

sokak sanatı





bir grup sanatçının düzenlediği sokak enstelasyonları. çok güzel işler var. bunlar sadece birkaçı.diğerleri için sitelerini gezebilirsiniz..

özgürlük sokaklardadır ayrıca :))


04 Mayıs 2008

izmir





izmire her gidişimde dönüş yolu boyunca oraya yerleşme kararı verir, planlar kurarım. sadece hayatımın en değerli 4 kişisi ( abim-aşkoş-ada-ateş) orada yaşıyor diye değil, karşıyaka çarşısını, balıkçı barınagını, çok çok midye dolma yemeyi, kordonu, vapura atlayıp kemeraltına geçmeyi, rahat, sakin, huzurlu mahalle insanlarını, balkonda çıtlatılan çiğdemleri de çok sevdiğimdendir.
her gidişimizde bi uğrayıp kahve içiğimiz abimin müdavimi olduğu kemeraltı ömer usta kahvecisinde bu sefer beni iki sürpriz bekliyordu. birincisi sakızlı türk kahvesi, ikincisi de birden düzeneklerini kurup müthiş bir performans sergileyen roman ekibi idi. ben hem kahve içtim, hem buraya koyarım diye fotograflarını çektim bu arada da özenle hazırlamış oldukları 5 ytl değerindeki oyun havaları cd lerinden edindim.
izmire giderseniz yapılacak çooook şey var ama, siz siz olun ömer ustanın özel tarifi ile fincanda pişirdiği kahvesinden içip, bu şenlikli çarşıdan alışveriş etmeyi atlamayın.
dipnot: kahve tutkunu olmasam da bu sakızlı kahveden alıp eve getirdim 100 gr. beklerim içmeye efendim :)

02 Mayıs 2008

Pick Me !



Tasarımcı Sadi Tekin tarafından ilk kez 2005 yılında üretilen Pick Me!, 2006 ve 2007 yıllarında İstanbul Design Week 'te sergilendi ve büyük beğeni kazandı. Gelen talep üzerine üretimine başlanan Pick Me!'ler, şimdilik Sadi Tekin'in el çizimlerinden hayata geçirilen ve 3 mm. akrilikten lazerle kesilmiş kolye, küpe, yaka iğneleri ile Basic ve Kamasutra serisi yüzüklerden oluşuyor.
harika ya..biri bana kanatlı yüzükten, şeytanlıdan, melekli kolyeden bi de aşagıdaki harika kedilerden alsııııınnnnn.... :(
devamı burada; Pick Me !