12 Nisan 2009

Jane Birkin Taraf Röportajı


Taraf,11.04.2009, Nazlı ERDOL
Kariyerine Antonioni’nin unutulmaz filmi Blow Up’la başlayan ünlü oyuncu, müzisyen ve yönetmen Jane Birkin Taraf’a hayatını ve ailesini anlattı
1966’da Antonioni’nin başyapıtı Blow Up’ta ufak bir rol kaptığında henüz 20 yaşındaydı Jane Birkin... Güzel yüzünü çevreleyen kâkülleri, düz saçları ve incecik bedeni ile zarafetin tanımıydı sanki. Modellerden birini canlandırıyordu filmde ve lakabı “Sarışın”dı. Birkin’de bir şeyler vardı diğerlerinden farklı olan, onun kariyeri burada bitmeyecekti. Aradan iki yıl geçtiğinde oyuncu seçmelerine katıldı, Slogan adlı filmin başrolünü kapmayı başardı. Serge Gainsbourg ile birlikte başrolleri paylaştılar. 1969’da Gainsbourg ile birlikte söylediği Je t’aime... moi non plus olay yarattı. Bu, onunla yaptığı sayısız işbirliğinden yalnızca biriydi. Jane Birkin artık dünyanın tanıdığı bir yıldızdı.
Aradan yıllar geçti, Birkin adeta iyi bir şarap gibi yıllar geçtikçe güzelleşiyordu. O yıllara kulakları okşayan şarkılarla dolu albümler, yönettiği ve rol aldığı filmler sığdırdı. Pek çok işi bir arada yürütmeyi başardı. 2002’de yayınladığı Arabesque albümü ile büyük başarı yakalayan, hatta bu albümün turnesi kapsamında İstanbul’da da konser veren Birkin, son albümü Enfants d’Hiver için çıktığı turneyle 21 nisanda bir kez daha İstanbul’da olacak.

devamı :taraf

11 Nisan 2009

hastayım sana.


Link: Agir Roman - Hastayİm Sana
savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye,
zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın,
raksederken mahallenin maşallahı-eyvallahı,
güzelleş be oğluuum şimdilik ölümüne kadar hayattasın.
şimdilik...ölümüne kadar hayattasın.

hastayım sana; Ağır Roman.

Yönetmen
Mustafa Altıoklar
Senaryo
Mustafa Altıoklar, Metin Kaçan
Görüntü yönetmeni
Ertunç Şenkay
Müzik
Atilla Özdemiroğlu, Balık Ayhan
Türkiye 1997

10 Nisan 2009

cuma nasihatı

..İstediğin yere var
Desturun sanat olsun
Aşka gönül verdin
Kolların kanat olsun..

Akbank 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali reklam filmi


Link: Akbank Festival Reklam Filmi

istanbul'da olanlar, yıllardır sapasağlam devam eden festivalin hakkını verin derim.
akbank'ın sponsorluğu ne hoş,yine bu yıl ki reklam filmi de harika....
bu arada sahi bir yıl önce biz nerelerdeydik ? ya ondan önceki yıl?
2008
2007
2006
2005
festivalist

08 Nisan 2009

tuzluk ailesi



görünüşleri bana barbapapa'yı çağrıştırdığı için olsa gerek inanılmaz sempatik buldum. ayrıca sofrada birbirinizden tuz isteme ihtiyacını da ortadan kaldırıp,"herkesin tuzu kendine" dedirteceği için gayet de fonksiyonel.
isteyene burada satılıyormuş.

kendin boya elbise






Berber Soepboer ve Michiel Schuurman bir nevi "kafana göre takıl" elbisesi yapmış. istediğin gibi boya diye...
daha fazlası ; burada
via, teşekkür ederiz

07 Nisan 2009

yaşamaya mecbursun


bugün canın çok sıkkın,
hersey sana zor geliyor
olabilir.
bugün aşkın bitmiş,
o seni terkedip gitmiş
olabilir.
sanki sen hiç bilmediğin
bir kaos içindesin,
kimbilir.
günlerin getirdiği,
senin yitirdiklerin.
sanki hiç umut yok.
çok yorgunsun.
ne olursa olsun, yaşamaya mecbursun.
ne olursa olsun, yaşamaya mecbursun.
bugün duyduğun haberler sana utanç veriyor olabilir.
bugün din ve ırk uğruna cinayet işleniyor olabilir.
mostar köprüsü çökmüş,
neretva ne kadar üzgün kimbilir.
günlerin getirdiği,
açlık ve gözyaşı.
insan hep umut eder,
biliyorsun bunu.
ne olursa olsun, yaşamaya mecbursun.
ne olursa olsun, yaşamaya mecbursun.
bulutsuzluk özlemi

orjinale ek ;
bogazın şişmiş,yutkunamıyor, saat başı kusuyorsun....olabilir. iş güç seni sıkmış, cebinde paran kalmamış, keyfin kaçmış...olabilir. haftalardır evini göremiyor, göçebe yaşıyorsun....olabilir.hayal ettiklerin sana yakışmamış, yakışmıyor olabilir. olabilir. olabilir. ne olursa olsun yaşamaya mecbursun.
yaşamaya mecbursun

06 Nisan 2009

ayrilis

bakakalırım giden geminin ardından;
atamam kendimi denize, dünya güzel;
serde erkeklik var, ağlayamam.
orhan veli kanık

01 Nisan 2009

yemek ajandası



Italyan tasarımcılar Sara Ferrari and Marcella Fiori , benim gibi yemek sırasında bile not almak durumunda kalanlar için bu ajandayı tasarlamışlar. ideali telefonumun hiç çalmaması
ve bu ajandaya sadece arkadaşlarımla ne zaman buluşacağımı karalamak ama...ama işte..

ahşap çatal bıçağını kıtrt.. diye kapaktan kırıp; 14 tane mavili kırmızılı şirin servis kağını ajandadan cartt.. diye koparıyoruz,notları kaybetmemek için not aldığımız köşeyi de servis kağıdından cıırt.. diye ayırıp ajandamıza koyuyoruz. yemekten sonra da servis kağıdını buruşturup top yapıyoruz ve çöpe basket atmaca oynuyoruz. afiyet olsun.




kaynak ;dezeen

dergi şart



çevremdeki çakalların kurtların, nasıl kendini geliştirdiğini yakaladım ! :)
görseli nette bulamadığım için fotograf çekip koydum, çünkü "Etkili reklam için Dergi Şart" sloganıyla yola çıkan Dergi Platformunun; Bravacasa dergisinde gördüğüm kurt-kuzulu kampanyası çok hoşuma gitti. Ayrıca herkesin mesleği, hobisi ya da ilgi alanı ile ilgili ayda en az bir dergi okuması gerektiği fikrideyim :)
bir de aslanlı versiyonu var ama henüz ona rastlamadım.
kampanya ve reklam ajansı ile ilgili detaylar ; şurda