06 Kasım 2010

Not

her gece iyi geceler dileyerek yanağından öptüğüm ege'yi bu gece bir kere de uykumdan uyanıp öpeceğim.
ege sağlıklı, ben ona bakabilecek güçteyim. bunun dışında hayat boktan şeyleri kafama takmak için çok kısa. evet, çok kısa.

03 Kasım 2010

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."




Vatan Haini
'Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.'
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran
puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
'Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.'


Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
NAZIM HİKMET

Düşünün bakalım, değişen bir şey var mı?  "hâlâ..."

10 Ekim 2010

Teneffüs


Canım hiçbir şey yazmak istemiyor. Oysa yazacak da bir sürü şey var. İş, güç, yeni kararlar, yeni dövmelerim, gezmeler-tozmalar. Ne yapalım, içimden hiçbir şey anlatmak gelmiyor işte.
Şimdilik, teneffüs zili çaldı, bir sonraki zile kadar mola.

18 Eylül 2010

Lego ile bi'şeyler yapalım


Build Anything from Studiocanoe on Vimeo.

Edward Hopper,Hüznün Güzelliği

automat
Nighthawks

Gas 
Edward Hopper
“Edward Hopper , yapıtları hüzünlü olan, ama onlara bakan bizleri kedere boğmayan sanatçılardandır, Bach’ın ya da Leonard Cohen’in resimdeki karşılığı diyebiliriz ona. Ana tema yalnızlıktır. Hopper’ın insanları evden uzaktır, oturdukları ya da ayakta durdukları mekanda onlardan başka kimse yoktur; kimi bir yatağın köşesine oturmuş bir mektup okur, kimi bir barda tek başına içki içer, kimi de otel lobisinde kitap okur. Yüzlerinde kırılgan ve içe dönük bir ifade vardır. Az evvel terk etmiş ya da az evvel terk edilmişlerdir, kendilerine bir iş, bir sevgili ya da arkadaş aramaktadırlar, bu arayışla geçici seyahat mekanlarına sürüklenmişlerdir. Vakit genelde gecedir ve pencerenin dışında karanlığın, uçsuz bucaksız bir ovanın ya da tuhaf bir şehrin tehdidi kol gezer. Hopper’ın tabloları, kasvetin ta kendisini resmediyor olmasına karşılık onlara bakmak karamsarlık vermez insana. Aksine, tablolara bakan kişi orada kendi hüznünün yansımasını görür; hüznün can yakıcılığı az da olsa dinlenmiş olur…” (“Hüznün Güzelliği”, Görmek ve Fark Etmek içinde, Alain de Botton, Sel Yayıncılık, Ekim 2007)


Saatler süren bir tren yolculuğuna çıkmak istiyorum,"çileden çıkartmayacak kadar hızlı; yanından geçtiğimiz nesneleri ayırt edebileceğimiz kadar yavaş" bir tren yolculuğuna.

17 Eylül 2010

Not

" Başarıyı hedef alın, mükemmel olmayı değil. Yanlış yapma hakkınızdan vazgeçmeyin; vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme olanağınızı kaybedersiniz.Unutmayın; mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar. İnsan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğüsleyin. Daha mutlu ve daha etkili bir insan olursunuz."
David M. Burns

15 Eylül 2010

Kıskanırım Seni Ben

















Kaş, seni o kadar çok seviyorum ki; hakkında hiçbir şey yazmayacağım, daha fazla insan duyup gelmesin, sen bize kal diye.
http://fizy.com/s/1lyhtt