mimarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mimarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2009

mimarlar krizde işin batmasını nasıl engeller

Arkitera'da Gül KESKİN'in çevirisi ile yayınlanmış yazıyı aktarmak istedim.
Su yüzünde durmak için, mimarlar işlerinin her yönünü dikkatle gözden geçirmek zorunda. Belirsiz zamanlarda "Nakit kraldır" sözü klişeleşmiş olsa da çoğu firma, sağlam sipariş defterleriyle birlikte iflas etti. Building Design'ın köşe yazarlarından Paul Morrell, geliştirici Roger Zogolovitch'in de katkılarıyla, uygulamanın finansal sağlığını kontrol edebilmek için yapılması gereken 20 hayati adımı sıraladı.
1. Zaman Sürecinde Geliri DeğerlendirinProjelerinizi, "bilinen" (devam edeceğinden oldukça emin olduğunuz), "olması muhtemel" (devam etmesi, etmemesinden daha olası) ve "spekülatif" (belirsizlik derecesi oldukça yüksek) projeler olmak üzere 3'e ayırın. Ardından, her projenin gelirini, en azından ay bazında ücretinin tam olarak ne zaman alınabileceğini gösteren (faturalanmışlardan ziyade) bir çizelgede toplayın. Dikkatli olun: Nakitin ne zaman bankaya yatacağıyla ilgili fazla iyimser davranmak oldukça kolaydır.
2. Aynı Çizelgede Maliyeti de DeğerlendirinAynı zaman çizelgesi boyunca olabildiğince detaylı bir şekilde işin maliyetinin sınırlarını da çizin.
3. Nakit Akışınızı Önceden PlanlayınDönem boyunca, gelirden düşülen ürün masrafı pozitif ya da negatif nakit akışınızı gösterir. Eğer negatifse, açık bir şekilde faturalarınız ödemeniz için bir plana ihtiyacınız vardır, stoklarınız ve borçlarınız hariç.
4. Alternatif Senaryolar ÇizinKaynaklara, kestirebileceğiniz gerçekçi minimum ile maksimum arasında sıralanan farklı iş hacimlerini tamamlayabilmek için ihtiyacınız olacağını -maliyeti ve nakit akışınızı nasıl etkileyeceğini- göz önünde tutun. Bu, hangi projelerin ilerleyeceği ve hangilerinin bir kenara bırakılacağı kesin olmadığı için, hareketli bir hedefi vurmaya benziyor. Kesin yargı için en iyi ve en kötü senaryoların nasıl başarıya ulaşabileceği hakkında karar vermek gerekiyor. Bir veya iki önemli müşteriye açık olan uygulamada kısmi bir hassasiyet söz konusudur.
5. Vergi Uzmanları Tarafından Köşeye SıkıştırılmayınOrtaklıklar genellikle bir yıllık ödenmemiş vergileri öder. Gelecek nakit akışı için bu ödemenin yapılabileceğini ummak cazip gelebilir, ama pazar geri çevirdiğinde bu pek de mümkün olmayacaktır ve o zaman vergilerin ödenmesi ve nakit akışını düzeltmek için ayrılmış fonlar hayati önem taşıyacaktır.
6. Sermaye İhtiyaçlarınız için Çözüm Üretinİhtiyaç duyulan sermaye miktarı, işin boyutuna bağlıdır. Sürekli olarak borçalanırsanız, ardından kaçar ve geri dönerseniz, yetersiz sermayelisinizdir. Daha çok sermaye, işin yönetici ve kimi zaman da personel bölümündeki, dış hissedarların -ortak "özkaynak", fiilen iş sahipliği- yatırımları veya mortgage, açık kredi ya da başka ödünçler ("borç") ile sağlanabilir. Açıkça söylemek gerekirse, başınız sıkıştığınızda ne kadar az borcunuz olursa, o kadar çok dayanma gücünüz olur.
7. Banka Müdürünüz ile KonuşunBanka herhangi bir zamanda, kredinin geri ödenmesini isteyebilir ki eğer paralarını geri almak için en iyi ya da son şansları olduğuna inanıyorlarsa bunun olması muhtemeldir. Bu risk saklanarak düzeltilemez, bu yüzden nakit akışınızı kapsayan ve verilen hizmet ya da borçları nasıl ödeyebilir konumda kalacağınızı gösteren bir iş planınızın olması gerek. Son zamanlarda bankalar da yollarını kaybedebiliyor olmalarına rağmen, yaşamak için kredi vermek zorundalar.8. Ücret Anlaşmalarını NetleştirinEğer net bir anlaşma yoksa, borcu kanıtlamak zor olacaktır ve bazı müşteriler bu şüpheyi, ödemenin ertelenmesi için kullanabilir. Benzer şekilde, ücretini ödeyeceklerine dair açık bir taahhüt olmadığı sürece, ek işler yapmayın.
9. Yapılan İşin Fiyatını Süreç İçinde Kontrol EdinÜcret tarafından karşılanacağı varsayımı üzerinde, rezervasyon maliyetleri projeyi idare edebilir, ancak iş tamamlandıktan sonra toplam maliyete bakın ve kâr payından olması gerekenden fazlasını götürmediğinden emin olun. Ne kadar erken davranılırsa kayıplar o kadar az olacaktır.
10. Krediyi Kontrol EdinMaliyetleri toplamadan önce, müşterinin para konusunda yeterli olduğundan ve hesapların zamanında ödendiğinden emin olun. Ücretleri sistemli bir şekilde (ideali aylık) düzenleyin, bu olası bir ödenmeme durumu için erken uyarı olacaktır. İşin tamamlanacağı konusunda iyimser olabilirsiniz ama borçların faturalanması ödeneceği anlamına gelmez. Eğer müşteriniz iflas etmek üzereyse, borcun ödenemediğini düşünün ve nerede kaldığınıza bakın.
11. Borcun Peşine DüşünÜcret anlaşmanız ne diyor olsa da, çoğu uygulama karşılığını, hesaplarda iki (iyi) ila üç (kötüye giden) ay arasında bulabilir. Bu, müşterilerin kötü teminatlarından çok, hesaplarının yapılacak işler arasında sıkışıp kalması veya daha önemsiz sorulara takılmasının bir sonucudur. Bu yüzden borçların takibi konusunda bireysel sorumluluk yaratın.
12. Maliyetleri Kontrol Edin ve AzaltınAzalan maliyet eğriniz, hangi giderlerin sabit (iş gelmiyor olsa bile faturalar yağmaya devam edecektir) ve hangilerinin değişken (önemli ölçüde personel maliyetleri) olduğunu gösterir. Tasarruflar, personel azaltımı anlamına gelebilir, ama unutmayın ki işten çıkarma ve yeni personel temini pahalıdır. Başka bir uygulamayla paylaşılan kaynaklar, size daha fazla hareket alanı sağlayacaktır.
13. Zor Ama Kurtarıcı Seçimler Yapınİşten çıkarmayla yüz yüze gelmeniz halinde, personelinizle ortak çalışma konusunda konuşarak orta bir yol bulmaya çalışın. Kendilerini özelleştirmek isteyip istemediklerine bakın ve onlara ait ama kısmen yalnızca sizin için çalışan mini uygulamalar kurun.
14. ...ve Eğer Zorunluysanız, Sert OlunHer personel kendini kilit olarak gördüğünde, ödemeleri azaltarak tasarruf etmeyi göz önünde tutun, ancak bu, ödemelerin yalnızca kârı korumak için kesilmediğini gösterecek yüksek derece şeffaflığı gerektirir.
15. Personelle İletişim KurunGelecekle ilgili kesin şeyler söylemek nadiren mümkün olsa da, doğru ve iyi bir iş için insanlara en iyi görüntüyü sunun ve yalnızca acıdan ziyade sorunları paylaşın.
16. Müşterilerinizi HatırlayınMüşteriler de firmanız gibi aynı ekonomik baskılarla mücadele ediyor olacaktır, bu yüzden teslim edilen hizmeti nasıl değerlendirebilecekleriyle ilgili fikir verin. Binayı minimum maliyet ve maksimum değer noktasına nasıl getiririz? Akıllı bir mimar, standart bazı teknik özellikleri sorarak, yeni ve daha ekonomik inşaat sistemleri bulmak konusunda ne yapabilir?
Müşterilere, pazarın ne istediği ve hemen yan saflarında kimin yer aldığıyla ilgili danışmanlık hizmeti veren acenteler, kendi öngörülerini mimarın yazılı belgesine aktarmayı, durgunluk günleri içinde unutabilir. Bir mimar olarak, yeteri kadar "sağduyulu"ysanız, söyleyecek bir şeyleriniz olmalı.
17. Pazarlamayı BesleyinEn zor zamanlarda bile, dışarıda inşaat için milyar Sterlinler var olmaya devam edecektir, bu yüzden araştırmaya devam edin. Gerçi herkes, enerji, altyapı, okullar ve yeni süper yarı hükümetdışı örgütlerini (örneğin Konut ve Toplum Kurumu) kapsayan aynı sektörü hedefleyecektir. Bu kadar kalabalık bir ortamda, anlatacak bir hikayeye ve yeteneğe ihtiyacınız olacaktır.
18. Ciro Edilemezleri BelirleyinSon 10 yılınızı markanızı ve öne çıkan farklılıklarınızı kurmak için harcamış olacaksınız. Uzun vadeli stratejinizi, kısa zamanlı taktik avantajına tercih ederek, bu emeğinizi 6 ayda harcamayın. Eğer tam ödeme konusunda ısrarlı değilseniz, bunu karşılamak için ne kadar çalışabileceğinizin bir sınırı yok, ancak yalnız başına fiyat rekabeti hizmet işletmesini bozacaktır. Her işletme farklılıkları araştırır ve mimari bir uyguluma için bakılacak tek bir yer var: Tasarım, model.
19. Tutkunuzu KoruyunŞu anda kısa bir oyunun içindesiniz, ancak vizyonuzu terk etmeyin. Bankalar, sizi kurtarmak için borç verme konusunda çok da hevesli değiller: Gerçek bazı emeller görmeyi istiyorlar. Eğer tüm bunlar mümkünse, eğitime, araştırma ve geliştirmeye ve orta ve uzun vadeli planlara yatırım yapmaya devam edin. Pazarlar moda gibidir: Benzer şekilde geri gelirler ama asla tıpatıp aynı değildirler. Kalite ve fiyat rekabetinde yüz yüze gelebileceğiniz tüm bu farklılıklara karşı hazırlıklı olmanız gerekir.
20. Her Zaman Aydınlık Tarafa BakınBir kez, kurtarıcı parçaya sahip olduğunuzda, problemleri çözmek için yeni düşünceler ve yöntemler üretmek için fırsat doğar. Yeniden keşfetmeniz için bu mücadele gereklidir. Bu artık, yeni cevaplar ve bir kereliğine dinleyen bir seyirciyle birlikte kendinizi üstün gördüğünüz bir noktadır.
Diğer Aktörler Krizle Nasıl Başa ÇıkıyorKonut ÜreticileriÇoğu konut üreticisi krizden ciddi anlamda etkilendi, ama bazılarının durumu diğerlerinden çok daha kötü. Krizden ilk etkilenenlerden biri, Temmuz ayında iflas eden kuzeyli konut üreticisi City Lofts oldu.
Liverpool, Kings Waterfront'da yüzlerce daire üreten David McLean Holdings ise geçen ay 100 milyon Sterlin borçla devrilerek, çatırdayan kredilerden kaynaklanan şimdiye kadar ki en büyük inşaat kaybını yaşadı.
Urban Splash ise Eylül ayında, düşük satışlar nedeniyle işlerde kesinti yoluna gittiğini açıkladı, bu hafta daha çok iş kaybı yaşadıklarını açıklayacakları tahmin ediliyor, Barratt'ın bu yıl, kârı %68'e geriledi.
Lüks emlak geliştiricisi Candy & Candy de zor zamanlar geçiriyor, ilk olarak Londra'daki en iyi projelerinden Noho Square'i bıraktı, ardından karma kullanımlı Beverly Hills proje kredisi için borçlandı.
Amerika'nın en büyük konut üreticisi, Taylor Woodrow da bir önceki seviyeye göre inşaat oranlarının yaklaşık %40 gerilediğini açıkladı.
GeliştiricilerTicari emlak sözleşmelerinde bunlar vardı ama durduruldular ve geliştiriciler, portfolyalarının değeri ciddi oranda azaldığı için, kendilerini kötü günlerin beklediğini gördüler. Foster tarafından tasarlanan Londra'daki Bishop Square projesinin geliştiricisi Hammerson, Ağustos ayında, gayrimenkul portfolyosunda 407 milyon Sterlin'lik bir düşüş yaşadığını açıkladı. Düşen ofis kiraları, Land Securities'i de, uzun zamandır devam eden projelerini üç farklı gruba ayırmaya zorladı. Portfolyolarında da 1,7 milyar Sterlin'lik bir değer kaybına neden oldu.
Gayrimenkul devlerinden British Land bile krizden nasibini aldı, Richard Rogers'ın tasarladığı Cheesegrater'ı en azından 2009 yılına ertelemeye karar verdi, Fruit & Wool Exchange gelişimi anlaşmasından geri çekildi. Stuart Lipton'un Chelsfield ise Olimpiyat Köyü'nün yanındaki 40 hektarlık alan için Lend Lease'in yeterli finansmanı sağlayamamasının ardından verdiği teklifle mücadele devam ediyor gibi gözüküyor.
MüteahhitlerOrta Doğu'daki altyapı çalışmaları ve projeleriyle, durgunluğun etkisini azaltmaya çalışıyor. Carillion, Londra 2012'ye yönelik medya merkezinin arkasındaki isim, Eylül ayında son 6 ay içinde vergi öncesi kârlarda %42 artış olduğunu ve 600 milyon Sterlin'lik projelerin Abu Dhabi ve Dubai'de gerçekleştiğini açıkladı.
Balfour Beatty, ortak değer artışını devam ettirebilmek için M25 gibi projeler üreten altyapı koluna sırtını dayadı. Laing O'Rourke gibi inşaat şirketleri, konut pazarına minimum arz göstererek, yükseltikleri kârları ile övünüyor. Temmuz ayında, geçen yıla göre %76 kâr artışı olduğunu açıkladı, gelecek 4 yılda, 2 katına çıkacağının bir göstergesi.
En kötü darbeyi yaşayan şirketlerden biri ise hala 150 milyon Sterlin'lik projelerinin iptal olması nedeniyle geçen ay çalışanlarının %15'inin işine son vermek zorunda kalan ve ortakları dibe vuran Rok.
Kaynak: Building Design Çeviren: Gül Keskin Link : Arkitera.com

26 Aralık 2008

Divan Oteli artık yok !



Elmadağ'da1950'li yılların başında hizmete açılan, açıldığı yıllarda İstanbul'un en büyük iki otelinden biri olan Divan Oteli'nin Kasım ayı sonunda başlayan yıkımı tamamlandı. Yaklaşık 52 yıldır İstanbul'un gerek sosyal, gerekse de kentsel açıdan önemli merkezlerinden biri olan Divan Oteli'nin arazisi üzerinde yeni bir otel yükseleceği söyleniyor. Yakında açıklanması beklenen yeni projenin 19 katlı olacağı, basında yer alan haberler arasında.
Yerinin temin edilişi, Koç ailesinin misafirhane hedefi ile başlayıp, İstanbul'un en önemli yapılarından biri haline gelmesi, tamamının yerli sermaye ile inşa edilmesi, proje ve inşaat süreci, divan adının edebiyatçılar tarafından biraraya gelerek belirlenmesi bile yapının ne kadar unik olduğuna dair birer ayrıntı. Hepsinin dışında Divan oteli bana, hiç kaybolmayacak bir başlangıç noktası, bir kerteriz gibi gelmiştir. Bana kalırsa şehirler yakın tarihine damga vuran yapıları da korumak zorundadır. Bir binanın korunması için sadece "eski eser" olması kriter olmamalıdır. Birşeyleri yıkıp yerine yenilerine yapmak geçmişi olmayan şehirlere, bu şehirler de belleksiz insanlara yol açar.
(bkz; A.k.m.)



haberin devamı ve ayrıntıları için; arkitera

07 Ekim 2008

Bu Yıl Dünya Mimarlık Günü Çocuklara Adandı





1985 yılından beri her sene Ekim ayının ilk Pazartesi günü kutlanan Dünya Mimarlık Günü’nün, İtalya Torino’da UIA Genel Kurulu’nda belirlenen bu yılki teması, Genel Kurul seçimlerinden bir gün önce vefat eden UIA Başkan adayı Giancarlo Ius’un sözlerini yazdığı şarkıya ithafen, “Daha Güzel Bir Geleceğin Mimarı Çocuklar Olsun!” olarak belirlendi.

Ey mimar, sesimi duyuyor musun?
Çok şey istemiyorum, daha güzel bir çevre, planlama ve peyzajdan başka

Ey mimar, dünyayı kurtarmama yardım et
Tek isteğim sıcak bir yürek, temiz su ve solunacak temiz hava

Ey mimar, mekânları dönüştürmeme yardım et
Bilgini dikkatle kullan, çevrem dost bir mekân olsun

Ey mimar, güvenli bir yuva istiyorum
Teknolojiyi özenle kullan, yaşam kalitem daha iyi olsun

Ey mimar, belleğimizi korumama yardım et
Tarihle bağlarımızı koru, geçmişin güzelliklerine saygı duyulsun

Ey mimar, planların demokrasimizi kutsasın
Bırak ben de katılayım – bırak oyun oynayayım, kentim umutla dolsun

Ey mimar, birbirimize ve çeşitliliğe saygı duyalım
Öne çık ve becerilerini kullan, komşularım dostlarım olsun

Ey mimar, kültürel farklılıkları koru
Çalışmaların insani değerleri yüceltsin, tasarımların eşitlikçi ve anlayışlı olsun

Ey mimar, ben geleceğim, bırak arkadaşın olayım
Bırak yeni çevrelerinde başım dik dolaşayım
Düşlerimi bozma, ihtiyacım olduğunda seni bulayım
Küreselleşmeye evet, eğer barış içinse
Gel, bu geleceğin mimarı ol...

(Giancarlo Ius’un çocukların ağzından tüm mimarlara seslendiği, eski UIA Başkanlarından Rod Hackney tarafından İngilizce’ye ve Aydan Erim tarafından Türkçe’ye çevrilen şiiri.)
günümüz kutlu olsun !!

haberin devamı için: arkitera

22 Eylül 2008

Hızla Yavaşlayan Şehirler


Arkitera'dan direkt alıntı yaptım çok çekici geldi.
İtalya’nın “Yavaş Şehir (Slow City)” hareketini destekleyenler, şehir merkezlerinde araba kullanımını yasaklayarak ve McDonald’s şubeleriyle süpermarketleri kapatarak yaşanır kentler oluşturmaya çalışıyorlar. Asya’ya da sıçrayan bu akım, tüm Avrupa’da hızla yayılıyor.
Toskana’nın minik Chianti şehri, 1999 yılında ilk “Cittá Slow” [İtalyanca yavaş şehir] kenti oldu, ardından Bra, Positano ve Orvieto geldi. Zamanla, yavaşlık dalgası diğer şehirler arasında yayıldı. Artık İtalya’daki 42 Yavaş Şehir’le birlikte, İngiltere, İspanya, Portekiz, Avusturya, Polonya ve Norveç’te de birçok Yavaş Şehir var. Almanya’dan, aralarında Hersbruck, Lüdinghausen, Schwarzenbruck, Waldkirch ve Überlingen’in de bulunduğu bazı şehirler, sadece 50.000’den az nüfusu olan kentlerin kabul edildiği harekete seçilebilmek için başvurdu.
1991 – 2004 yılları arasında Orvieto’nun Belediye Başkanı olan Stefano Cimicchi, bu görevinden sonraki birkaç yıl “Slow Food (Yavaş Yemek)”un başarılı konseptinden yola çıkılarak hazırlanan Yavaş Şehir hareketinin başkanlığını yürüttü.
imicchi, “Amacımız yaşanır şehirler yaratmak,” diyor, “Tıpkı yazar Italo Calvino ve mimar Renzo Piano gibi, bir ütopya şehri konsepti üzerinde çalışıyoruz”.
Yavaş Şehirler’in Katı Kuralları
Yavaş Şehir bildirisi, gürültü kirliliğini ve trafiği kesmek, yeşil alanları ve yaya bölgelerini artırmak, yerel üretim yapan çiftçilerle bu ürünleri satan dükkan ve lokantaları desteklemek ve yerel estetik öğeleri korumak gibi, 50’den fazla taahhüt içeriyor. Yavaş Şehir olarak adlandırılmak ve salyangoz logosunu kullanabilmek için de, şehrin önce kontrol edilmesi, daha sonra da dedektifler tarafından düzenli olarak denetlenmesi gerekiyor.
kurallar ve yazının tümü için ; arkitera, italo calvinonun güzel kitabı için buraya tıklayalım.

Harika bir hareket, yaşanılası kentler. orda olmak istiyorum :(

21 Haziran 2008

Yedi tepenin yedi mimarı Torino’yu fethetmeye gidiyor



Üç yıl önce İstanbul’da gerçekleşen Dünya Mimarlık Kongresi, bu sene İtalya’nın Torino kentinde düzenleniyor. 29 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasındaki kongre, pek çok ülkenin mimarlık alanındaki gelişmeleri yansıttığı özel sergileri Torino’ya taşınıyor.


Bu sergi vesilesiyle Süha Özkan başkanlığında 2006’da kurulan Dünya Mimarlık Topluluğu (World Architecture Community), Torino kent merkezindeki Palazzo Bertalazone di San Fermo sanat galerisinde "Türk Mimarlığı Şimdi" temalı iç içe iki sergi düzenliyor.

Bunlardan biri "Görüntüleri Anlatmak" adıyla mimar ve fotoğraf sanatçısı Sıtkı Kösemen’in objektifinden İstanbul’u panoromik olarak gösteren karelerden oluşuyor. Diğeri ise 7 mimarın katıldığı "7 Tepe 7 Mimar" başlığı altında Emre Arolat, Can Çinici, Mehmet Kütükçüoğlu, Şevki Pekin, Nevzat Sayın, Melkan ve Murat Tabanlıoğlu, Han Tümertekin’in yapıtlarından...

Sergi için modern Türk mimarisinin üçüncü nesil mimarlarından en çok uluslararası isim yapan, en çok ses getiren, projeleri tartışılan, ticari olmayan işler yapmış yedi isim seçildi. 7 odada 7 mimar, eserlerini pano veya projeksiyon gibi farklı yöntemlerle gösterecek. İki odada ise "Görüntüleri Anlatmak" adıyla mimar ve fotoğraf sanatçısı Sıtkı Kösemen’in objektifinden İstanbul’un sosyal yapısının yansıdığı kareleri sergilenecek